ALPASLAN DİKMEN

0
1482

Spor kulüplerinin taraftarlarının, belirli sayı ve amaçlarla bir araya gelerek oluşturdukları popülasyonlara “taraftar topluluğu” denir. Taraftar topluluğu mensupları ise, kendi aralarında bu oluşumları “tribüncülük” olarak adlandırır. Tribüncülük özünde çok ciddi emek, sevgi ve kuvvetli bağlar gerektiren, hatta birçokları için bir yaşam biçimi haline gelen ciddiye alınması gereken bir kültürdür. Tribüncülüğün hakkını verenler, kulüp yapılanmasından tutun da, bir siyasi iktidarı bile indirebilecek propoganda gücüne sahiptirler.

Bu kadar ciddi boyuttaki oluşumlara, kimisi bıyık altından “manyak mısınız oğlum siz?” der gibi küçümseyerek güler geçer, kimisi de bu emek, sevgi, sadakat ve kuvvetli bağları saygı duyarak yorumlar. Lâkin 7’den 77’ye herkesin küçümsemek bir yana, sevgi ve saygı ile andığı ortak isimler vardır ki, bunların başlarındakilerden biri rahmetli Alpaslan Dikmen’dir.

Ben kendisiyle hiç tanışamadım. ultrAslan’ın ilk kurulduğu zamanlardan beri, kendisini belirli dergi, gazete ve çeşitli basın organlarından görüp, tanıdım. Birçok tribün emekçisi dostum, onu bana saatlerce, günlerce anlattı. Kitaplar ve makaleler ile de sağlamasını yaptım. Sonuç olarak kendisiyle tanışamazsam da, kendisini çok iyi tanıdığımı ve en önemlisi kendisini çok iyi anladığımı düşünüyorum. Şuna eminim ki, Dikmen’in zamanında internet kullanımı bu kadar yaygın olsaydı, Florya’da onun da heykeli dikilirdi. Sadece Galatasaraylıların değil, bütün sporseverlerin gözünde, protokoldeki Ali Sami Yen ve sahadaki Metin Oktay neyse, tribünlerdeki Alpaslan Dikmen de odur..!

Futbola ve futbolculara o kadar yakın olmak istermiş ki; foto muhabirlik mesleğini bu nedenle tercih ettiğini herkes bilir. Saha kenarındaki bu mesleği de onun yüreğindeki bu büyük tribün aşkını tatmin etmemiş olacak ki, 2001 yılında, bugün hala birçok ülke, kıta ve kulüp tarafından bilinen, saygı duyulan ultrAslan’ı kurdu. 17 yıldır çığ gibi büyüyen ve her geçen gün daha bilinçli ve profesyonel bir taraftar topluluğu haline gelen ultrAslan, bugün bu yerlerdeyse, sayın Dikmen’i yılda 1 gün değil, hergün saygıyla anmalıdır. ultrAslan da zaten böyle yapıyor. 43 yaşında, bundan tam 10 sene önce aramızdan ayrılan Alpaslan Dikmen’in pankartları, resimleri, ismi, atkıları, marşları Ali Sami Yen Spor Kompleksi’nde, herşeyden çok sevdiği Galatasaray’ın tepesinde gürlemeye devam ediyor.

Alpaslan adına çok önemli bir ayrıntı; diğer taraftar topluluklarınca da hala gördüğü saygı, onu diğer liderlerden ayırıyor. Buradan anlaşılan ayrıntı, kendi takımına duyduğun sevgi kadar da, rakibe saygı duymanın ne kadar ölümsüz bir değer oluğudur. Tribün terörlerinin zirve yaptığı 21.yy spor kültüründe, hala bazı saygın değerler muhafaza ediliyorsa, bunun temellerini atanlardan biri de Alpaslan Dikmen’dir.

Mesela adını her duyduğumda ve okuduğumda, ilk Sayın Ahmet Çakır ile beraber muhabirlerin karşısına çıktığı o basın toplantısını hatırlarım tebessümle. Çok ciddi bir konuda bile ortamın biran kahkahalara ve mizaha bıraktığı toplantı, aslında Alpaslan’ın gerçek yüzüdür. Ne kadar sert, otoriter ve ciddi olmaya çalışırsan çalış, içinde hala ölmeyen temiz bir çocuk varsa, bunu saklayamazsın…

En sevdiğim fotoğrafı da budur. Temiz yüzü ve içten tebessümüyle beraber o kadar delikanlı ve babayiğit çıkmış ki; bakmasını ve görmesini bilene, bu fotoğraf hem Alpaslan hem de paralelindeki ultrAslan için çok şey anlatıyor;

Fırat Kasımoğlu

 

 

 

 

 

Loading spinner

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here