CEPHEYİ KORUMALIYIZ

0
436

2019-2020 Cemil Usta Sezonu tüm coşkusuyla başladı. Bunaltıcı sıcaklara ve yer yer yoğun nem oranına rağmen ortaya konan mücadele, şimdiden keyifli bir lig yarışı vadediyor futbolseverlere. Mesela ilk haftayı hatırlayalım;

Son dört yılın lig şampiyonları ve onların bu dört yıldaki refâkatçisi, sırasıyla Denizli’de, Sivas’ta ve Malatya’da net skorlarla kaybettiler. Gol atamadan, sekiz gol yiyerek. Avrupa Ligi maçlarıyla lige en hazır takım görüntüsü veren Trabzonspor ise Kasımpaşa’ya takıldı. Şampiyonluk yarışı içerisinde, lige üç puanla başlayan tek takım Fenerbahçe oldu.

Bu tablo nasıl yorumlanmalı? Kamp dönemiyle mi ilgili? Transferler mi gecikti? Sistem mi henüz oturmadı?

Takım bazında her soruya biraz “evet” denilebilir. Ama büyük resme bakınca “hayır” diyorum ben. Çünkü; artık ligimizde fark yaratan en önemli unsur, saha ve seyirci avantajına sahip olmak. Özellikle stadyumların modern hâle dönüşmesi ve mevcut yabancı kuralı ile deplasmanlarda puan almak gerçekten çok zor artık.

Bunu isterseniz bir itiraf olarak da kabul edebilirsiniz. Son iki yılın şampiyonu olan Galatasaray’ı, deplasman performansı açısından ciddi eleştiren bir taraftarın itirafı. Sanırım artık deplasmanda kazanılacak puanları, ev sahibi olan takımın bu avantajını kullanamaması üzerinden yorumlamak gerekiyor. Ligimiz buna evrildi zira.

Peki Galatasaray açısından düşünürsek, bizi hedefimize taşıyacak olan en kritik faktör ne ?

Ali Sami Yen Stadyumu.
Evet, hem de çok net !

Çünkü deplasman koşullarını veya seyirci sayılarını biz belirleyemeyiz. Ama bu stad tamamen bizim kontrolümüzde. Burası bizim en önemli cephemiz. Burası bizim komuta merkezimiz. Burası bizim karargâhımız. Burası bizim kozmik odamız.

Deplasman performansımız ne olursa olsun; üşenmeden, bıkmadan ve usanmadan burayı tıklım tıklım doldurmalıyız. Bazı maçlara gidemeyebiliriz, ama yerimize mutlaka birini göndermeliyiz.

…Ve sadece stadı doldurmakla yetinmemeli, aynı anda tribünleri de doldurmalıyız.

Canım ikisi aynı şey değil mi zaten ?

Hayır, asla! Tribünü doldurmak, kalabalık olma hâli değildir. Homurdanmadan, oyuncu ıslıklamadan, telefon kullanmadan tümüyle maça konsantre olmaktır. Takım maç içerisinde düştüğünde ayağı kaldırmaktır. Oyunun yönünü değiştirmektir. Kanatlardan bindirmek, hatta yapılan ortaya kafa vurmaktır bazen.

Dolayısıyla şunu aklımızdan ne pahasına olursa olsun çıkarmamalıyız, iç sahada toplayabileceğimiz potansiyel 51 puan var. Yani;

🔶 2000 yılından beri şampiyonluk ortalaması olan 77 puanın % 66’sı.
🔶 2011 yılından beri şampiyonluk ortalaması olan 75 puanın % 68’i.
🔶 Mevcut yabancı uygulamasından sonraki ortalama olan 72 puanın % 71’i.

Başarabilir, Ali Sami Yen’de bu sezon yeniden tulum çıkarabiliriz …

Vira bismillah !

Utku ŞEN

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here