LİGLER BAŞLAMALI MI?

2
533

Federasyon başkanımız Sayın Nihat Özdemir’in, uzun süredir ara verilen Türkiye Futbol Liglerinin, 12 Haziran’da tekrar oynanmaya başlayacağını açıklamasıyla, ciddi bir tartışma başladı. Karar doğru mu? Yanlış mı? Kimileri ligin oynanması, kimileri ise ligin oynanmaması  yönünde düşüncesini beyan ediyor. Sağlık Bakanlığı ise bu konuda fikir beyan etmekten kaçınıyor. Belliki, TFF ile zıt düşünüyor. TFF’nin özerk yapısından ötürü de, ters düşmemek adına, düşüncesini açıklamaktan çekiniyor. Zaten bu karar, TFF’nin kararı da değil. Birçok kulüp temsilcisi (düşme hattının biraz üzerindekiler hariç), oynanması yönünde karar bildirdiler. Sayın Cumhurbaşkanı da onay verdiğine göre, futbolun diğer bileşenlerinin düşüncelerinin bir önemi kalmıyor maalesef.

Futbol artık, keyif ve spor için oynanan bir spor branşı değil. Türkiye’de milyar dolarlarla dönen bir ekonomik pazar. Bazı kararlar, yalnız başına yada taraftarların nabzına göre alınamaz.

Baştan söyleyeyim; bu konuda fikir beyan edenlerin hepsi samimiyetsiz. Kameralarda taraftara farklı, kamera arkası toplantı ve istişarelerde farklı konuşuyorlar. Durum böyle olunca da, futbolseverler, bir kaosun içerisinde buluyorlar kendilerini.

Ligin 26. haftasında Gs-Bjk derbisi öncesi, Galatasaray yönetimi, maçın seyircili oynanabilmesi için, birçok önlem aldı. Çünkü seri yakalamışlardı ve taraftarlarıyla TT Arena’da favorilerdi. Aynı kulüp, maçın seyircisiz oynanacağının açıklanmasından sonra, maçın ertelenmesini, oynanmamasını talep etti. Çünkü seyircisiz puan kaybedebilirlerdi. Nitekim tahmin ettikleri gibi puan kaybettiler. Nerede samimiyet?

Hepinizin de takip ettiği gibi, spor kulüpleri zor şartlarda faaliyetlerini yürütüyorlar. Beşiktaşlı oyuncuların birçoğunun “alacağım yoktur” yazılarını imzalamadığını, kulübün personellere ve futbolcularına önemli borçları olduğunu biliyoruz. Sportif başarısızlıktan ötürü, kulübün gelecek sezonlardaki şampiyonluk gelirleri, yayın gelirleri, Avrupa gelirleri, stadyum gelirleri, reklam ve sponsor gelirleri düşecek. Sporcu borçlarının vadeleri geçmiş, faiz işliyor. Bu durumda kamera önlerinde taraftarlarına farklı konuşan Bjklı yöneticiler, Kulüpler Birliği toplantısında, “ligler oynansın” yönünde görüş bildiriyor. Nerede samimiyet?

Rıza Çalımbay kendisinin ve sporcularının sağlığı için “ligler oynanmasın” diyor. Aynı kulübün başkanı Sayın Ötyakmaz, “ligler oynansın” yönünde oy kullanıyor çünkü vadesi gelen ve geçen senetler var. Nerede samimiyet?

Fenerbahçe tarafı ise, şuan finansal fairplay kıskacından başka hiçbirşey düşünemiyorlar. Liglerin oynanmaması demek, kulübün seneye transfer bile yapamaması anlamına gelir ki; zaten 4 büyükler arasında, TFF kararını bile beklemeden idmanlara başlayan ilk kulüp Fenerbahçe.

Peki Kulüpler Birliği’nde, ligler oynanmasın yönünde oy kullanan 4 kulüp hangileri? Düşmesi en güçlü aday Kayserispor ve düşme hattının üzerinde her an düşebilecek olan Konyaspor, Kasımpaşa ve Malatyaspor. Bu kulüplerin maddi kaygıları yok mu? Tabiki var, fakat düşerlerse, sporcu kontratları seneye de devam edecek olan bu kulüpleri, daha büyük maddi sıkıntılar bekleyecek. Kayserispor zaten, oyuncularının kontratlarını sezon ortasından beri feshetmeye başladı bile.

Şimdi bu şartlarda, bütün kulüplerin, devam etme yada etmeme kararlarını kendi çıkarları doğrultusunda beyan ettiği bu ortamda, samimi bir futbol aklından söz edebilir miyiz?

Peki alınan bu karar doğru mu? Bence doğru. Ligler kesinlikle oynanmalı. Neden?

Biz eczacılar ve eczane teknikerleri sabah 09:00, akşam 18:00 full mesai yapıyoruz. Birçok eczacı ve tekniker arkadaşımızı kaybettik. Asgari ücrete çalışan personellerimiz ve bizler nöbet usulu çalışmayı akıl edemiyor muyuz? Milyonlar kazanan futbolcuların sağlığı bizimkinden daha mı önemli?

Siz hiç haftasonları sokağa çıkma yasaklarından önceki Cuma günleri herhangi bir markete girdiniz mi? Marketteki kasiyerin canı, 3.Lig’te 500.000 TL’ye, sadece haftada 2 saat maça çıkan sporcudan, daha mı değersiz?

Eminim bugün berberler açılsa, sabahtan akşama kadar full çalışırlar. Müşteri yoğunluğundan, işlerini yetiştiremezler. Üstelik berber ve kuaför ortamları yakın temasın ve müdahalenin en kritik olduğu mesleklerden. 2 ay uzun saç ile gezmek bu kadar zor ise, haftada 2 saat top oynamak neden bu kadar mesele oluyor?

Yine eminim ki; maçlar seyircili oynansa, tribünlerin hepsi yine dolar. Çarşı, pazar gezmekten, Bebek sahilinde yürümekten, oto yolları tıkanacak kadar dolduran insanlar, maça mı gitmeyecek?

Kimse kendisini kandırmasın..!

Dün ABD’de Shelly Luther isimli bir kadın kuaför, yasağa rağmen dükkanını açıp çalıştırdığı için 1 hafta hapis cezası aldı. Hakimin “bencilsin” hitabına karşılık, “çocuklarımın ihtiyaçlarını giderebilmek için çalışmak zorunda olmam, bencillik değil” diye savunma verdi. Amerika basınından aldığım izlenim, üst mahkemelerden, hakime kararı bozması yönünde baskı var. Bence de bu karar çok ağır.

Çok ciddi ekonomik sıkıntılarla boğuşan İtalya’da, insanlar aç, çaresiz. Birçoğu zor şartlarda çalışmaya devam ediyor. Bir zahmet C.Ronaldo da, kendine ait olan adasından gelip, o İtalya SeriA’yı bitirecek.

Bizler, yakınlarımız, komşularımız hala fabrika vb yerlerde, göstermelik maskeler dışında hiçbir güvenliği olmadan dib dibe, omuz omuza, iç içe çalışıyorsak, futbolcu kardeşlerimiz de bir zahmet gelip, bu ligi tamamlayacaklar.

PEKİ LİGLERİN OYNANMASI ÇOK MU RİSKLİ?

Bence ülkede Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndan sonra, en güvende olanlar yine futbolcular olacak.

Ben sağlık personeliyim, bana Korona testi yapılmadı.

Aileme yapılmadı.

Hiçbir esnafa test yapılmadı.

Memurlara yapılmadı.

İşçilere yapılmadı.

“Belki” demeyeceğim, büyük ihtimalle birçoğumuz taşıyıcıyız, farkında değiliz..!

Ama sporculara sık periyotlarla test yapılacak ve takipleri izlenecek. Onlara yapılacak olan muamele, Eğitim Araştırma Hastanelerinde, karantinaların içerisinde çalışan birçok doktora yapılmadı..!

Bu neyin nazı?

Bu neyin duyarlılığı?

Sağlık Bakanı’nın dün twit attığı Eminönü trafiği fotoğrafındaki yoğunluktakiler siz değil misiniz?

İğne atsan yere düşmeyecek olan Bebek sahil yolunda güneş gözlükleriyle yürüyüş yapanlar mı “ligler oynatılmasın?” diyor?

Evet, liglerin oynanması, sporcu sağlığı açısından riskli ama bir kasiyerden, bir sağlık personelinden, çarşı pazar gezenlerden, güneşli havada çıkıp keyif yapanlardan, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan, fabrikalardaki işçilerden, sebze hallerindeki esnaflardan, hamallardan vs. daha riskli değil. Tam tersine daha az riskli..!

LİGLER OYNANMASA NE OLUR?

Bilet ve stadyum gelirleri kalkar,

Reklam gelirleri kalkar,

Yavaş yavaş çekilmeye başlayan Sponsorlar, tamamen çekilirler,

Store gelirleri azalır,

Zaten son taksidini vermeyen yayıncı kuruluş gelirleri azalır,

İddaa, bahis gelirleri kalkar,

Kısacası, TFF, yani Türkiye Futbolu batar..!

UEFA boşuna, bütün kulüplere, “oyuncularından %30 indirim isteme” hakkı tanımadı. Çünkü Avrupa Ligleri’nin tamamı endüstriyel futbolun esiri durumunda. Oynanmamış maçların giderlerini azaltmaya yönelik bu hamleye, futbolcuların tamamına yakını, “alacaklarının tek kuruşundan bile vazgeçmeyerek” karşılık verdiler.

Kusura bakma futbolcu kardeşim, sen oynamadığın maçların, çıkmadığın idmanların parasını isteyebiliyorsan, o zaman çıkıp o paranın hakkını da vereceksin..!

Bugün ülkelerinin ekonomilerinin çok ciddi bir kısmını oluşturan Futbol Ligleri batarsa, başta Türkiye olmak üzere, ekonomisi zayıf olan birçok Avrupa ülkesi, bundan ciddi zararlar görür.

Futbol artık, toprak sahada, delik kramponla, karın tokluğuna boğuşan futbolcuların dönemindeki gibi, sporcuların insiyatifine, keyfine bağlı değil..!

Yöneticilerin Kulüpler Birliği’nde çoğunlukla “ligler oynansın” yönünde oy kullanmasının nedeni bu…!

PEKİ LİGLER BAŞLADIĞINDA BİR SPORCU KAYBEDERSEK, BUNUN SORUMLULUĞUNU KİM ÜSTLENİR?

Sağlık Bakanımız Sayın Fahrettin Koca’nın açıklamasına göre, 7 Mayıs itibariyle Covid-19 nedeni ile hayatını kaybedenlerin sayısı 3641. Bunların bir kısmı sağlık çalışanı, bir kısmı işçi, bir kısmı emekli, bir kısmı memur. Bunların birçoğu bilerek ve isteyerek çalıştırıldı. Hala da çalıştırılmaya devam ediliyor. Cafeler, AVM’ler ve berberler dışında, duran yada çalışmayan bir sektör var mı? Sonuçta içimizden 3641 arkadaşımızı kaybettik. Bundan sonra da kaybetmeye devam edeceğiz. Sorumluluğu kim aldı? Hiçkimse. Futbolcuların canı, kaymakamlıktaki memurdan daha değerliyse, bilemem. Değerliyse, bir zahmet oynamadığı ayların parasından feragat edecek sporcu.

YÖNETİCİLER, LİGİN OYNANMASI YÖNÜNDE OY KULLANIRKEN, TARAFTARLARIN FARKLI GÖRÜŞLERDE OLMALARININ NEDENİ NE?

Galatasaray yıllardır, geciken transferler ve verimsiz hazırlık maçlarından ötürü, ligte geç form tutar ve sonradan form tutarak geriden gelerek şampiyon olur. Bunun yakın geçmişte birçok örneğini biliyoruz. Galatasaray yine potada olduğu için, galatasaray camiası yine şampiyon olacağını sanıyor.

Diğer kalan 3 büyükler ise, bu ihtimalden çekiniyorlar. Çünkü galatasaray şampiyon olur ve yine Şampiyonlar Ligi gelirlerine ve Şampiyonluk gelirine erişirse, bu sezon 1.000.000.000 TL gelir ile rekor kıran Galatasaray ile 4 büyükler arasındaki finansal boyut, ezeli rekabeti ortadan kaldırabilecek düzeye gelebilir. Üstelik 5.yıldıza 1 adım daha yaklaşırlar ki; bu da ülke futbolundaki heyecanı bitirebilir.,

İşte basın mensupları, yorumcular ve taraftarlar arasındaki fikir ayrılığının tek nedeni bu..!

Benim şahsi düşüncem ise,

2 aydır idman yapmayan ve Haziran’a kadar 3 aydır maç yapmayacak olan takımlar, çok sürpriz sonuçlara imza atacaklar..! Düşme hattındakiler sürpriz galibiyetlere, şampiyonluğa oynayanlar ise, sürpriz kayıplara hazır olsunlar..!

 

Fırat KASIMOĞLU

Loading spinner

2 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here