Ferhat Demir Kimdir?

Yaşım 9 yer Tekirdağ;
Sokaklarda insanların bağırışları, müthiş bir gürültü ve havai fişeklerin patlaması.
Neden diye düşünüyordum?

Pencereden dışarı baktığımda sokaklara çıkmaya başlamış arabalardan sarı-kırmızı ne varsa sallayan insanlar görüyordum.
Tarih 2000..
**

Galatasaray’ın UEFA Kupasını alması.
Bu futbola dair hatırladığım en eski anım olmalı.
**

Heyecan coşku beni de sarmıştı; o kadar sarmıştı ki 11 yaşında Tekirdağ da Yeşil-Siyah renklerinde Çınarlıspor’un alt yapısına yazılmıştım. Tabi futbol kariyerim 14 yaşında lise hazırlık sınavlarıyla başlamadan son bulmuştu.
**

Evimizde, ligleri paralı yayınlayan kuruluş yoktu. Herkes alamıyor tabii.
Gece saat 23.00’lere kadar maç özetlerini beklemekle geçti lisedeki futbol zevkimiz.
Tabii en büyük heyecanımızda Salı Günleri Star TV’de yayınlanan Şampiyonlar Ligi maçlarıydı. Arada bir denk gelen Dünya Kupaları’nı da TV’den şifresiz izleyince tadımıza diyecek yoktu.
**

Küçüklüğümde İstanbul’a yakın olmamız ve babamında katkılarıyla bir çok stadyumda maç izleme fırsatım oldu. Ama gerçek anlamda sporla ve futbolla tanışmam üniversite yıllarında gerçekleşti.
Diyarbakıra Tıp Fakültesi okumak için geldiğim de kentin spor dinamisino oluşturan 2 takım vardı. Diyarbakır ve Diyarbakır Belediyespor.
**

Diyarbakır Belediyespor o zamanlar 3.Ligde yer alan bir takımdı. Düzenli olarak 40-50 taraftarı dışında pek kimse gelmezdi.
Ilk defa bir takımın maçlarına düzenli gitmeye başlamıştım.
Aradan 2 yıl sonra gelen şampiyonluk apayrı bir mutluluk oluşturmuştu bende.
**

Futbolu sevmemi sağlayan ve ardından alt liglere karşı ayrı bir sempati duymama vesile olan Seyrantepe Şilbe Stadyumu benim için en özel yerdir.
Yaklaşık 100 civarında maçı tribünde izleme fırsatı bulduğum bu özel yer bana alt liglerin; futbolun en dinamik, en duygusal, en coşkulu yeri olduğunu bir kere daha hatırlattı.
**

Yazılarım da alt liglerin coşkusunu sizlere bir nebze olarak yansıtabilir, hissettirebilir ve ortak edebilirsem ne mutlu bana..