TELAFİ ETMESİ ZOR ZARARLAR

1
916

Sayın Mustafa Cengiz yönetimi, yaklaşık 2 sezondur Galatasaray’ın başında. Aldıkları kupalar, şampiyonluklar bir yana, kulübü finansal olarak ta, son 20 senede hiç olmadığı kadar iyi yönetiyorlar. Yani somut olarak bakıldığı zaman şunu çok rahat söyleyebiliyoruz;

“Mustafa Cengiz ve yönetimi, Galatasaray’ı hem mali, hem de sportif açıdan çok iyi yönetiyorlar, başarılılar…”

Peki herşey sportif başarı mıdır? Yada şöyle soralım; Avrupa Fatihi ve Türkiye’nin Avrupa’ya açılan penceresi olduğu iddaa edilen Galatasaray’ın önceliği yerel sportif başarılar mıdır?

Makaleyi fazla uzatmadan, son zamanların popüler gündemi Falcao denemeleri ile, konuyu özetleyebiliriz. Bildiğiniz gibi Galatasaraylı yönetici ve menejerler, yaklaşık 2 aydır Monaco Kulübü’nün kapısında yatıyorlar.

Kimdir Monaco?

Galatasaray’ın her fırsatta, her eşleşmelerinde, içerde dışarda yendiği, hatta tarihlerinin en güzel gollerini (Hagi 2000, Prekazi 1989) sıraladıkları takım. Fransa gibi futbola ilginin çok olduğu bir ülkede, tribünlerinin yarısını bile dolduramayan bir takım. Bir zamanlar yaptıkları yıldız transferlere rağmen Fransa halkının duyarsız kaldığı bir spor kulübü.

Yani normalde, Galatasaray’ın daha özgüvenli ve ağır olması gerekirken, şu düşülen ezik duruma bakın.

Sayın Abdürrahim Albayrak’ın bu kulüpte emeği çoktur. Çalıştığı her sezon gelen şampiyonluklar da tesadüf değildir. Çünkü gerçekten zamanını, personellerini, parasını, imkanlarını herşeyini, kulübün hizmetine sunuyor. Bireysel olarak ta çok temiz ve dürüst bir yönetici, bir iş adamı. Lakin bu özellikler, Galatasaray’ın Edirne’den dışarıdaki yüzü olabilmek için yeterli değil maalesef.

Bence Sayın Albayrak Florya’dan çıkmamalı. O zaman daha başarılı olacaktır. Nitekim hiçbir başkan (Sayın Cengiz dışında), ona bu transfer görevlerini vs vermedi. Zaten vermemeli de, çapı o kadar değil. Dış ilişkiler entellektüel bir seviye, bu boyutta bir tecrübe ve ağırlık gerektirir. üzülerek söylüyorum ki, 2.Başkan Sayın Albayrak’ta bunların hiçbiri yok.

Sadece 3 transfer dönemi gören bu yönetim anlayışı, 3 transfer döneminin üçünde de Modeste, Alan, Falcao transfer gündemleri ile komik durumlara düşmüş, Avrupa ve hatta Katar’da bile kendilerine güldürmüşlerdir.

“Evergrande Kulübü beni çok güzel ağırladı”

“Quanjiyan kulübü yetkilileri ve Pato’nun menejeri çok güzel insanlar”

“Modeste ile çok iyi arkadaş olduk”

“Pato çok sıcak ve temiz bir çocuk”

vb açıklamalar nedir ya?

Seni havalaanında bekleyen, ağzından çıkacak 1 çift güzel haber bekleyen insanlara yaptığı bu açıklamalar nedir? Komik değildir de, saçma değildir de, seviyesiz değildir de, nedir?

“..ama Galatasaray 2 senedir şampiyon oluyor..?” diyenler olacaktır.

Olması çok normal, çünkü ligte rakip yok. Bir takım tarihinin en az puanlı şampiyonluklarını yaşıyorsa, 2 senedir deplasmanda puana hasretse, üstüne bir de santrforsuz şampiyon oluyorsa, bu sadece o takımın doğruları ile değil, rakip takımların da yanlışları ile izah edilebilir…

Yani nereden baksak elimizde kalıyor yönetimin hareketleri..;

Siz hiç, bir ergen taraftar ile cep telefonundan görüntülü transfer görüşmesi yaparak trollenen yönetici gördünüz mü? Galatasaray taraftarı, şu ahir ömürlerinde maalesef bunu da gördü.

Daha bu seneye kadar Türkiye taraftarlarının bile ismini bilmediği, Juventus’un bu seneki en bilinmeyen transferlerinden Merih Demiral’in Juventus Kulübü’ndeki imza törenini izlemişsinizdir. Sportif Direktör Nedved ve Merih, arkada sponsorların olduğu basın platformunda, jilet gibi giyinmişler takım elbiseleri (muhtemelen Gucci yada Armani), üçüncü bir kişi olmadan çok güzel bir basın duyurusu eşliğinde imzaladılar.

Galatasaray ise, daha düne kadar Avrupa’nın en umut vaadeden gençleri sıralamasında üstlerde olan Emre Mor’u açıklarken, kulübün çaycısı bile o kareye girmeye çalışmış. Kimse Emre’ye, “o üzerindeki anormal şort ta ne?” diye de sormamış.

Galatasaray, Mustafa Cengiz öncesi de en fazla kupa ve madalya sahibi kulübüydü. O olsa da, olmasa da bu gerçek değişmiyor.

Peki Mustafa Cengiz’i kim istiyor bu kadar? 1)Taraftar 2)Fatih Terim

Taraftar istiyor. Çünkü yönetimi istedikleri gibi yönlendiriyorlar hatta nemalanıyorlar.

Terim istiyor. Çünkü bu yönetim sayesinde her dediğini yapabiliyor, rahatça hareketedebiliyor.

Eğer Liseli bir yönetim olsaydı, ne sahada futbolcu kovalayan Hasan şaş şuan kulüpteydi, ne de devamlı yönetimden izinsiz demeç veren Terim.

Ama şu da kesindi; eğer Liseli bir başkan olsaydı, o Falcao Fransa Sarayı ve Fransadaki üst düzey iş adamları aracılığıyla, oradan özel uçağa bindirilip gönderilirdi. Monaco Başkanı Sayın Dmitriy Rıbolovlev’in Galatasaray’a göndereceği teşekkür mesajı da, Albayrak’ın ve Falcao’nun dalga malzemesi olduğu ASpor’da manşet olurdu.

“…ya ama galatasaray şu kadar transfer yaptı bu sezon. Sadece Falcao’ya takılmamak lazım..!” diyenlere de şunu söylüyorum;

Dünya Kupası apoletli Nzonzi’yi bir kenara bırakarak şunu söylüyorum; çoğu kariyerinde  kupa kaldırmamış yerliler yada daha iyi rakama Avrupa’da görünebilecekleri takım bulamayanlar. Bu isimler kariyerlerinde 1 kez olsun kupa kaldırmak istiyorlarsa yada hem Şampiyonlar Ligi’nde oynayıp hem de iyi para kazanmak istiyorlarsa, Galatasaray’dan iyi takım bulamazlardı. Bunun Mustafa Cengiz Yönetimi ile bir ilgisi yok…

Fırat Kasımoğlu

 

 

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here